büyük anne

1. grandma 2. grandmother

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • büyük anne — is. Nine Büyük annem yeni dansları eski kabakçı Arapların oyunu kadar bile güzel bulmuyor. H. R. Gürpınar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • büyük — sf., ğü 1) Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. Y. Z. Ortaç 2) Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram) Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • büyük aile — is., top. b. Büyük baba, büyük anne ile bunların evli oğullarından, gelinlerinden ve çocuklarından oluşan aile …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • anne — is. 1) Çocuğunu dünyaya getiren kadın, ana, valide 2) Yavrusu olan dişi hayvan Birleşik Sözler anneanne babaanne büyük anne cicianne hanımanne sütanne üvey anne …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • büyük ana — is., hlk. Büyük anne …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aninne — büyük anne …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • goca ana — büyük anne …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • gocaana — büyük anne …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • ebe — büyük anne, çocuk oyunlarında sorumlu kimse …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • ebe — is. 1) Doğum işini yaptıran kadın Ebe demek yarım doktor demektir. R. N. Güntekin 2) hlk. Büyük anne, nine 3) Genellikle çocuk oyunlarında baş olan, diğer çocuklara veya gruba karşı cezasını çekmek ve bundan kurtulmak için tek başına bütün… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kadınnine — is. 1) Büyük anne 2) Yaşı epey ilerlemiş kadın …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.